Muz tüketirken çoğu kişinin yaptığı ilk şey, meyvenin üzerinde kalan ince, açık renkli lifleri temizlemek olur. Ancak çoğu zaman “gereksiz” ya da “hoş olmayan” olarak görülüp çöpe atılan bu lifler, aslında muzun oluşumu ve besin değerinin korunması açısından son derece önemli bir görevi yerine getiriyor. Uzmanlar, genellikle fark edilmeden uzaklaştırılan bu yapıların neden tüketilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
muzdaki lifler; potasyum, b6 vitamini, c vitamini ve lif bakımından zengin
Bir muzu soyduğunuzda ortaya çıkan ve çoğunlukla parmaklarla ayıklanan bu soluk renkli şeritlerin, sanıldığının aksine önemli bir işlevi bulunuyor. Pek çok tüketici, meyvenin pürüzsüz yapısını bozduğu düşüncesiyle bu liflerden kurtulmayı tercih etse de, söz konusu yapılar muzun doğal ve işlevsel bileşenleri arasında yer alıyor. Bilimsel kaynaklarda “floem demetleri” olarak tanımlanan bu lifler, bitkinin büyüme ve gelişme sürecinde kritik bir rol üstleniyor.
Bu lifler, muzun gelişimi sırasında ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin taşınmasını sağlayan doğal iletim kanalları olarak görev yapıyor. Bitkinin yapraklarında üretilen şeker ve diğer temel besin öğeleri, bu damar benzeri yapılar aracılığıyla meyveye ulaştırılıyor ve muzun olgunlaşma süreci tamamlanıyor. Kabuk soyulduğunda liflerin belirgin hale gelmesinin nedeni ise, meyve etine kıyasla daha sert ve farklı bir yapıya sahip olmaları olarak açıklanıyor.
Gıda israfını azaltmak ve meyveden en yüksek verimi almak isteyenler için bu liflerin tüketilmesi uzmanlar tarafından öneriliyor. Tat açısından muzun kendisini baskılamayan bu lifler; potasyum, B6 vitamini, C vitamini ve lif bakımından zengin bir içeriğe sahip.
Kaynak: Onedio
