HZ. ÖMERİN ADALETİNDEN BİR KESİT…
Hz. Ömer döneminde savaş sonrası ganimetler taksim edilmiş, herkese bir parça kumaş düşmüştü. Bu kumaş elbise yapmak için yeterli değildi. Oğlu Abdullah, babasına: “Bu kumaş tek başına ne benim, ne de senin işine yaramıyor. Ben hakkımı sana vereyim de kendine güzel bir elbise yaptır” demişti. Hz. Ömer de oğlunun hediyesini kabul ederek kendisine bir elbise yaptırmıştı.
Birkaç gün sonra üzerinde bu elbiseyle minbere çıkmış;
“Ey müminler! Beni dinleyin ve bana uyun” deyince, arka saflarda bulunan bir kişi itiraz eder:
“Ey müminlerin emiri! Seni dinlemiyorum ve sana itaat da etmiyorum! Çünkü sen, Allah ve Resul’ünün yolundan gitmiyorsun!” dediğinde,
Hz. Ömer: “Niye böyle düşünüyorsun?“ diye sormuş. İtiraz eden kişi de: “Ganimet taksiminde, bizlerden hiçbirine elbise diktirecek kadar bir kumaş düşmediği halde, görüyorum ki, sen o kumaştan fazla almış, bir elbise yaptırmışsın!”
Hz. Ömer, cemaat arasında bulunan oğlu Abdullah’ı işaret etti. Hz. Abdullah da ayağa kalkıp “Payına düşen kumaşı babasına verdiğini, babasının da ikisinin kumaşını bir araya getirerek kendisine elbise diktirdiğini” söyledi.
İtiraz eden o şahıs ayağa kalkarak: “Şimdi konuş, ey müminlerin emiri! Şimdi dinliyor ve sana itaat ediyorum” şeklinde cevap verdi.
Bize bu gün Ömerler arıyoruz diyenlerin Hz. Ömer’i değil turist Ömerleri kast ettiğini düşünüyorum.
Bu gün Hz. Ömer'e sorulan bu soruyu sorabilecek kaç kişi var? Bu soruya cevap verebilecek kaç tane yönetici var?
Kalın sağlıcakla…
