ÖĞRETİLENLE GERÇEK AYNI MI?
Acaba bize öğretilen dinle gerçek din aynı mı?
Son dönemde kolanın Zero'su çıktı; yani şekersizi. "Üç beyazdan uzak durulması gerekir" diyorlar; bu beyazlardan bir tanesi de şeker. Üç beyazdan uzak durmak isteyenler de şekerden uzak kalmak için Zero kola içiyorlar.
Bize öğretilen din acaba Zero din mi? Etliye sütlüye karışmayan, sosyal ve beşerî münasebetlerde hiçbir rolü olmayan bir din…
Faiz, ticari hayatın neredeyse tamamını sarmış durumda. Ancak "profesör" unvanlı din adamı diye geçinenlere sorulan ve konuşulan konular ise birbirinden çok farklı. Mesela "Ay'da kıbleyi nasıl bulacağız?", "Hangi tarafa namaz kılacağız?" minvalinde sorular…
Gerçekte ise Diyanet'in uğraştığı konular başka. Türkiye Diyanet Vakfı'nın Gazze için toplanan paraları batan fonlardan birine yatırdığı, %48 oranında zarar ile paranın bir kısmını geri aldığı medyada haber olarak yer aldı. Diyanet fetva makamının "zekât ve hayır için toplanan paraların hızlı bir şekilde ihtiyaç sahiplerine dağıtılması gerektiği, bu paralarla kâr veya ticaret amacıyla herhangi bir faaliyet yapılamayacağına" ilişkin bir fetvasının bulunduğu da söyleniyor.
İhtiyaç sahipleri için toplanan paraların fonlarda ne işi var?
Türkiye'de herkesin yanlış yapması bir dereceye kadar mazur görülebilir. Ancak din adamı statüsünde bulunan insanların kör göze parmak sokarcasına bu şekilde hata yapma lüksleri bulunmamaktadır. Din adamı kisvesinde bulunan veya öyle görünenlerin yaptıkları hatalar, dinle alakası olmayan insanların ne yazık ki dine bakış açılarını olumsuz etkilemektedir. Bu iddialar en ince detayına kadar araştırılmalı; eğer doğruysa sorumluları en sert şekilde cezalandırılmalıdır. Bu cezalandırma kamuoyuna da duyurulmalıdır.
Kalın sağlıcakla…
