reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2853 %0.23
50,2716 %0.04
6.411,73 % 0,27
4.121.439 %-0.607
yazar
Sendika Uzman Yardımcısı
Tüm Yazıları

Filistin: Haritalardan Silinmeye Çalışılan Değil, Vicdanlardan Taşan Bir Mesele

YAYINLAMA:
Filistin: Haritalardan Silinmeye Çalışılan Değil, Vicdanlardan Taşan Bir Mesele

   Filistin meselesi artık sadece Ortadoğu’nun değil, insanlığın ortak vicdan sınavıdır. Haritalar değiştirilebilir, sınırlar yeniden çizilebilir; ancak bir halkın hafızasını, acısını ve adalet talebini silmek mümkün değildir. Filistin, tam da bu nedenle, yıllardır yalnızca siyasi bir başlık değil, ahlaki bir ölçüt olarak karşımızda duruyor.

   Bugün Gazze’de ve Batı Şeria’da yaşananlar, modern dünyanın “insan hakları”, “uluslararası hukuk” ve “sivillerin korunması” gibi kavramlarla ne kadar tutarlı olduğunu sorgulatıyor. Televizyon ekranlarından izlediğimiz yıkılmış evler, enkaz altından çıkarılan çocuklar ve yerinden edilmiş milyonlar, artık sıradan bir haber akışı gibi sunuluyor. Oysa her biri, görmezden gelinmeyi reddeden birer insan hikâyesi.

   Filistinliler için sorun yalnızca bugünün bombaları ya da abluka değildir. Asıl mesele, on yıllardır süren bir inkâr halidir: Topraklarının, geleceklerinin ve en temel haklarının inkârı. Bu inkâr, sadece silahla değil; sessizlikle, çifte standartla ve “denge” adı altında kurulan adaletsiz cümlelerle de sürdürülüyor.

   Uluslararası toplumun büyük kısmı, Filistin söz konusu olduğunda hukuku hatırlamakta isteksiz davranıyor. Oysa hukuk, güçlüye göre eğilip büküldüğünde, artık hukuk olmaktan çıkar. Bugün Filistin’de yaşananlara sessiz kalan her yapı, yarın başka bir coğrafyada benzer bir trajedinin kapısını aralıyor.

   Filistin’i savunmak, bir halkı diğerine karşı kışkırtmak değildir. Aksine, sivillerin yaşam hakkını, çocukların geleceğini ve adalet ilkesini savunmaktır. Gerçek barış, tankların sustuğu değil; adaletsizliğin sona erdiği gün mümkün olacaktır.

   Belki de asıl soru şudur: Filistin’de olan biteni “uzak bir coğrafyanın sorunu” olarak mı göreceğiz, yoksa insan olmanın gereği olarak mı? Çünkü Filistin, sadece Filistinlilerin değil, insan kalabilen herkesin meselesidir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...