PUTLAR
İnanmak, insanın doğası gereği var olan en temel duygulardan biridir. Kimisi Allah'a, kimisi ateşe, kimisi güneşe, kimisi yıldızlara, kimisi de putlara inanır. Bu ve benzeri pek çok örnek sayabiliriz.
Peki "Günümüzün putları nelerdir?" diye sorarsak pek çoğumuz; para, makam, güç, kadın, alkol, çocuklar vb. unsurları sıralayabiliriz. Sorunun kısa cevabı ise şudur: Kalbimizin meyilli olduğu şey neyse putumuz odur. Kalbimiz paraya meyilliyse putumuz para, makama meyilliyse putumuz makamdır.
Hayatta her şeye belli oranda değer atfetmek, hiçbir şeye hak ettiğinin altında veya üstünde değer vermemek gerekir. Dünya ve insan yaşamı da belli bir denge üzerine kurulduğundan her şeyin fazlası insan için ziyandır.
Kimileri eşlerine veya çocuklarına aşırı derecede düşkün olurlar; onların putları eşleri ve çocuklarıdır. Aşırıya kaçmak hem örfî hem de ahlakî olarak hoş görülmez. İfrat ve tefritten kaçınmak gerekir. İfrat bir şeyde aşırı gitmek, haddi aşmak, normalin ve standardın üzerine çıkmak; tefrit ise bir şeyde geri kalmak, eksik yapmak, ihmalkâr davranmak ve normalin altında kalmayı ifade eder.
Mâide Suresi 87. ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı temiz ve güzel nimetleri kendinize haram kılmayın! Haddi de aşmayın; çünkü Allah haddi aşanları sevmez.”
Vesselam, işin özü: Hepimizin sakin kafayla putlarımızı tespit edip hızlıca bu putlardan kurtulmamız ve ayet-i kerimede zikredildiği üzere haddi aşmamaya özen göstermemiz gerekir.
Kalın sağlıcakla…
