Arkası Açık Yeşil Mercedes’e Binmek
Bu ülkede başarı, hâlâ otomobillerle ölçülüyor.
Markalar, modeller, motor hacimleri…
Bir gün “Mercedes’e binebilmek”, çoğu insan için hayatın zirvesi sayılıyor.
O arabaya oturmak, sadece konfor değil; bir statü, bir kabul, bir alkış anlamına geliyor.
Oturamamak, becerememişlik ve iktidarsızlık gibi bir şey.
Ne yazık ki bu uğurda insanlar birbirini ezmeye, doğruları eğip bükmeye, hırsı erdem zannetmeye başladı. Yolda kalanı geçmek, düşeni görmezden gelmek, artık hayatın olağan refleksi maalesef. Çünkü herkes o direksiyonun başına geçmek istiyor herkes “başaran” olmak istiyor. Ama hedef tek hangi yoldan gidildiğinin bir önemi yok. Geçerken kimin üstüne bastın kimi öldürdün bu da önemli değil.
Oysa kimse sormuyor: Uğruna bu kadar didindiğimiz şeyin sonunda ne var?
Bir Mercedes’e binmek, gerçekten varmak mı, yoksa farkında olmadan başka bir yola mı girmek?
Çünkü bir gün, herkes gerçekten Mercedes’e biner.
Ama o Mercedes’in arkası açıktır, rengi de yeşil. Belki ufak marka farklılıkları olabilir arkası açık o yeşil araç Mercedes olmasa da hepimizin binmek için adeta öldüğümüz bir araçtır.
Hatta o gün herkes karşımıza geçip el bağlar önümüzde ve kısa bir saltanat süreriz.
Evet…
Sonunda hepimiz aynı araca biniyoruz. O an hiçbir fark kalmıyor: Ne marka, ne makam, ne unvan. Yıllarca koşturan insan, o yeşil aracın arkasında nihayet duruyor.
Direksiyon başka bir elde, rotamız aynı: toprağın sessizliği.
Arkası açık yeşil Mercedes, bu toplumun unutmakta olduğu bir hakikati fısıldar:
Ölüm, eşitler. Ve biz, ölümü unuttukça her şeyin değerini kaybediyoruz. Ahlak, ölçü, utanç, merhamet. Hepsi ölümün unutturulduğu bir çağda yavaş yavaş çözülüyor.
Bugün şehirlerde mezarlıklar bile görünmesin diye betonlarla çevriliyor.
Cenaze törenleri aceleyle kaldırılıyor, ölüm bir “aksilik”, bir “rahatsızlık” gibi konuşuluyor.
Oysa ölümü hatırlamak, yaşamanın terbiyesidir.
Bir gün trafikte o yeşil Mercedes’i görünce, klaksona basmadan, başımızı çevirip bakmakta fayda var. Çünkü o araç, hepimize aynı dersi veriyor:
Direksiyon sende sanıyorsun, ama yol çoktan çizilmiş.
