reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2854 %0.22
50,2124 %-0.08
6.397,84 % 0,05
4.108.298 %-1.511

Çalışma Ekonomisi Teorilerinde Sendikanın İşlevleri

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Çalışma Ekonomisi Teorilerinde Sendikanın İşlevleri

      Sendikalar, çalışanların ortak ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla kurulan, çalışma hayatında adil bir dengeyi sağlamaya yönelik önemli kurumlar arasında yer alır. İş gücü piyasasında ücret, çalışma koşulları ve istihdam güvencesi gibi konularda söz sahibi olmalarına imkân tanınan sendikalar, aynı zamanda işçi-işveren ilişkilerini daha sürdürülebilir ve istikrarlı hale getirmeyi amaçlar. Çalışma ekonomisi literatüründe sendikanın üstlendikleri bu roller, farklı teorik bakış açıları çerçevesinde çeşitli şekillerde ele alınmıştır. Bu yazıda sendikanın işlevleri çalışma ekonomisi ışığında incelenerek; neoklasik yaklaşım, kuramsal ve davranışsal yaklaşımlar, yeni işgücü iktisadı modelleri ve makroekonomik teorik bakışlar kapsamında sistematik olarak ele alınmıştır.

       1 - NEOKLASİK YAKLAŞIMDA SENDİKALARIN İŞLEVLERİ

         A- İşgücü piyasasında ücret belirleme:

  Neoklasik teori işgücü piyasasını tam rekabetçi bir yapı olarak modellendirir. Bu bakış açısında ücret düzeyi, işgücü arz ve talebinin kesiştiği noktada, marjinal ürün değerine (MPV) göre belirlenir. Sendikaların temel işlevi ise toplu pazarlık yoluyla bu denge ücretinin üzerine çıkmak, yani üyelerinin gelirlerini artırmaktır.

    B - İstihdam ve refah üzerindeki etkiler:

   Bu yaklaşımda sendikaların ücret artırıcı işlevi, kaçınılmaz olarak istihdamı azaltır. İşverenler artan emek maliyetine karşı daha az işçi çalıştırarak veya alternatif üretim tekniklerine yönelerek tepki verir. Bu durum klasik arz-talep dengesinde işgücü piyasasında gönülsüz işsizliğe yol açar ve toplam refah kaybına (deadweight loss) neden olur.

    C- Teknolojik uyum ve uzun dönem etkiler:

   Neoklasik bakış açısına göre sendikaların baskısı sonucunda artan ücretler uzun dönemde sermaye-yoğun üretim tekniklerine geçişi hızlandırır. Böylece sendikal faaliyet, istihdam yapısının dönüşmesiyle birlikte emek talebinin azalmasına yol açabilir.

     2 - KURAMSAL VE DAVRANIŞSAL YAKLAŞIMLARDA SENDİKALARIN İŞLEVLERİ

            A - İş ilişkilerinin düzenlenmesi ve sosyal barış

    Kuramsal teorilere göre sendikalar, yalnızca ücret pazarlığı yapan yapılar olarak değil, aynı zamanda iş ilişkilerinde düzen sağlayan, işverenle çalışan arasındaki diyaloğu kurumsallaştıran mekanizmalar olarak görülmektedir. Bu sayede iş yerindeki uyuşmazlıkların yapıcı şekilde çözülmesi, iş tatmininin ve bağlılığın artması sağlanır. 

      B - Bilgi asimetrisini azaltma ve sözleşme maliyetleri

    Sendikalar işçilerin işyeri koşulları, ücret standartları ve yasal hakları hakkında daha sağlıklı bilgi edinmelerine katkıda bulunarak bilgi asimetrisini azaltır. Aynı zamanda toplu sözleşme süreçleri bireysel pazarlığa göre daha düşük işlem maliyetine sahiptir; bu da toplam ekonomik etkinliği artırır.

            C - Verimlilik, motivasyon ve ‘’voice’’ işlevi

  Freeman ve Medoff’un 1984’te ortaya koyduğu voice modeline göre sendikalar, çalışanların şikâyetlerini dile getirmelerine aracı olarak iş yerindeki memnuniyetsizliklerin grev ya da işten ayrılma yerine iç çözüm yollarıyla aşılmasına yardımcı olur. Bu mekanizma, iş devrini azaltarak üretkenliği artırır. Ayrıca sendikal varlık, iş yerinde daha açık iletişim kanalları kurulmasına, çalışma standartlarının yükselmesine ve güvenliğin artmasına katkıda bulunur.

     3 - YENİ İŞGÜCÜ İKTİSADI VE SENDİKALAR

            A - Verimlilik ücretleri ve işgücü piyasası dengesizlikleri

     Verimlilik ücretleri teorisi, sendikaların ücret artırıcı işlevlerinin her zaman istihdamı azaltmak zorunda olmadığını öne sürmektedir. Daha yüksek ücretler, çalışanların motivasyonunu ve performansını artırarak işverenin marjinal verimliliğini yükseltebilir. Böylece sendikanın ücret artışı işgücü maliyetinin üzerinde bir üretkenlik artışı sağlayabilir.

      B - Eşitsizliklerin azalması

     Yeni işgücü iktisadı ayrıca sendikaların ücret yapısındaki aşırı dalgalanmaları dengeleme, sektör içi ve sektörler arası ücret farklarını azaltma işlevine de vurgu yapar. Böylece sendikalar gelir dağılımında dengeleyici rol üstlenir.

      4 - MAKROEKONOMİK BAKIŞ: SENDİKALARIN TOPLAM TALEP VE EKONOMİK DENGEYE ETKİSİ 

             A - Keynesyen bakış

     Keynesyen yaklaşımda sendikaların ücret artırıcı faaliyetleri, toplam talebin canlı tutulmasına hizmet edebilir. İşçiler daha yüksek gelir elde ettiğinde, marjinal tüketim eğilimleri nedeniyle bu gelir tüketime döner; bu da çarpan mekanizması yoluyla üretim ve istihdam üzerinde olumlu etki yapar.

      B- İstikrar ve kriz dönemlerinde sendikalar

     Ayrıca sendikalar kriz dönemlerinde sosyal barışın korunmasına, toplu işten çıkarmaların daha düzenli yürütülmesine veya çalışma sürelerinin yeniden dağıtılması gibi kriz yönetimi araçlarının uygulanmasına yardımcı olabilir. Bu yönüyle sendikalar yalnızca mikroekonomik değil, makroekonomik istikrarın korunmasında da dolaylı rol üstlenmektedir. 

     Sonuç olarak; sendikalar, çalışma ekonomisi disiplininde yalnızca emek arz-talep dinamikleri çerçevesinde ücret belirleme süreçlerine müdahil olan yapılar olarak değil, aynı zamanda bilgi asimetrilerini azaltarak piyasa başarısızlıklarını minimize eden, toplu pazarlık mekanizmaları aracılığıyla işlem maliyetlerini düşüren ve gelir dağılımındaki eşitsizlikleri dengeleyerek sosyal refah fonksiyonunu maksimize eden çok katmanlı kurumsal aktörler olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca sendikaların kriz dönemlerinde istihdam şoklarını yumuşatıcı, sosyal barışı tesis edici ve toplam talebi canlı tutarak makroekonomik istikrarın korunmasına hizmet eden roller üstlenmesi, onları yalnızca mikro düzeyde işgücü piyasası analizlerinin değil, aynı zamanda makroekonomik politika tartışmalarının da merkezine yerleştirmektedir. Bu bağlamda sendikaların işlevlerinin teorik modeller ve ampirik çalışmalar ışığında daha derinlikli biçimde incelenmesi, hem literatüre katkı sunacak hem de gelecekte izlenecek istihdam ve ücret politikalarına yön verici nitelikte olacaktır.

Kaynakça

Borjas, G.J. 2020. Çalışma Ekonomisi. İstanbul: Nobel Akademik Yayıncılık.

Çelik, A. 2014. Endüstri İlişkileri ve Sendikacılık. 1. İstanbul: Beta Yayınları.

Ekin, N. & Toker, K. 2007. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.

Ertek, T. 2011. Mikro İktisat Teorisi. İstanbul: Beta Yayınları.

Taymaz, E. 2010. Emek Piyasası Ekonomisi. Ankara: İmaj Yayıncılık.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...